|
HAKKIMDA
Liseden
mezun olduktan sonra iznik’te ilk açılan atölyelerden rasi koçaman
hocanın atölyesinde çini ile tanıştım. 1992 Yılıydı. İki yıl
boyunca hocamla devam ettim daha sonraki yıllarda İznik’te açılan
çini işletmesinde işe başladım. Önce desen bölümündeydim
fakat beni cezbeden tarafı ise çininin içeriğiydi. Desen bölümünden
alt yapı şekline atandım. 2002 yılında işletmeden ayrıldıktan
sonra kendi atölyemde çalışmaya başladım.(İznikteki ilklerden
biride benim dedemdi.Evlerin bahçesindeki atölyede ailecek çalışırlardı.
Odunlu fırınları vardı. Dedemin anlattıkları masal gibiydi…
‘’Hatta benim dedemin arkadaşı ondan bir ibrik yapmasını
ister. Muhtar burunlu ağza koltuklu imam karınlı’’ Bir fırın
için 3 ton odun yakılırmış. O dönemde fırın açılcağı
zaman bütün köylüler ürün alabilmek için sıraya girerlermiş.
Ama atölyenin hüzünlü bir sonu var. 70’li yıllarda naylon
kap-kacaklar kullanılmaya başlanınca işler duruyor, ve atölyeyi
kapatmak zorunda kalıyorlar. Dedem erken vefat etti, mesleğini sürdürdüğünü
göremedi. Onun anısına, atölyemin adı dedeminelleri.) Çok zor
ve sabır isteyen bir iş çinicilik… Her fırın yakışımda büyük
bir heyecan yaşıyorum. İznik’in ateşte uyuyan sessiz çicekleri
dünyanın en eski sanatları arasında yer alıyor. Geçmişi
milattan önce 3000 yılına kadar uzanıyor. Doğunun belli başlı
uygarlıklarında süslemenin en önemli unsurlarından. Zaman içinde
en güzel formunu Selçuklu iznikte kavuşmuş.Atölyemde bütün ürünleri
adan z ye kadar tek başıma yapmaya çalışıyorum ve
mutluyum.
2007
emit turizm fuarı.
2008
kasım nilüfer belediyesinin düzenlemiş olduğu sokak sanat fuarı.



|